Kadına şiddetin ve kadın ölümlerinin giderek arttığı dönemlerden geçiyoruz. Gazze’de, ve yanı başımızda devam eden savaşlarda binlerce kadın hayatını kaybediyor.
Oysa, kadınlar; Dünyayı sırtında taşıyan rengarenk, gökkuşağı gibidirler.
Onlar, anne, abla, kızkardeş, eş, yeryüzünün en zarif ,en nadide çiçekleri kadınlar…
Kadınlar olmazsa; Hoşgörü olmaz, kadınlar olmazsa zarafet olmaz, kadınlar olmazsa vicdan olmaz, kadınlar olmazsa sevgi olmaz., kadınlar olmazsa hak, kukuk, adalet olmaz, aile olmaz, toplum olmaz, hiç bir şey olmaz…
Kadın, eğiten, yol gösteren, hayata yön veren, ışık tutan varlıklardır. Kadın ailedir, ailenin ve toplumun temel direğidir. Kadının olmadığı her şey yarımdır…
Bir kadın gittiğinde ne çok şey bırakır ardından. İşte, bu yüzden yitirmeden değerini bilmek gerekir.
Bir hadiste, Peygamber Efendimiz (S.A.V): Kadın, erkeğin gelincik (şakayık) çiçeğidir buyurmuşlardır. Gelincik çiçeğinin ne kadar narin ve hassas yapıya sahip olduğunu bilirsiniz. Bütün kadınlar çiçektir, onları soldurmak yerine, değer verip hayata gülümseyerek bakmalarına katkı sağlamak gerekir.
Dünya’da ve ülkemizde farklı kültürlerde ve coğrafyalarda , elbette zordur kadın olmak. Hayatın belki de en ağır işçileri, yaşamları boyunca hep ön saflarda, mücadele etmekte, bütün zorluklara karşı göğüs germekte de bir o kadar ustadır kadınlar.
Orhan Veli ‘nin
Quantitatif şiirinden en dikkat çeken dizelerini paylaşmak istiyorum;
“Güzel kadınları severim,
İşçi kadınları severim,
Güzel işçi kadınları
Daha çok severim”
Bugünün anlam ve önemine değinmeden tabii ki olmaz.
Emekçi Kadınlara ayrılan gün nasıl meydana gelmiş tarihçesine gelin birlikte bir göz atalım;
8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başlar. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda 120 kadın işçi feci şekilde yanarak can verir. İşçilerin cenaze törenine 10.000'i aşkın kişi katılır. Bu olayın üzerine , her yıl 8 Martta Dünya Kadın Emekçileri günü kutlanmaya başlar. 8 Mart Birleşmiş Milletler tarafından tanımlanmış , uluslararası bir gündür.Ülkemizde ise,
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında “Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlanmaya başlanmıştır. Türkiye’de 1975 yılı ve onu izleyen yıllarda 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü tüm yurtta çoşku ile kutlanmıştır. Birleşmiş Milletler Kadınlar 10 yıl programından Türkiye’nin de etkilenmesiyle, 1975 yılında “Türkiye 1975 Kadın Yılı” Kongresi yapılmıştır.
12 Eylül Darbesinin ardından , Cunta Yönetimi dört yıl süre ile kutlamalara izin vermemiş, 1984 yılından bu yana aynı çoşkuyla kutlamalara devam edilmiştir.
Kadından yararlanamayan toplumların gücü yarıyı inmiş kabul edilmektedir.
Türk kadınları , Kurtuluş savaşının kahramanlardır. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk , Dünya’da hiç bir milletin kadını, milletini kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu kadınından daha fazla çalıştım diyemez sözleriyle Türk kadınlarının ülkesi için yaptığı fedakarlıkları vurgulamış ve kurtuluş savaşının önemli aktörlerinden olduğunu , gözler önüne sererek her zaman yüceltmiştir.
“Dünyada her şey kadının eseridir” /Mustafa Kemal Atatürk
İnsan hakları temelinde, kadınların toplumsal mekanizmaların işleyişi açısından, siyasi ve sosyal bilincinin geliştirilmesine, ekonomik ve sosyal başarılarının kutlanmasına ayrılan bu özel günde, Dünya Kadınlarının, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar gününü tüm kalbimle kutluyorum.
Sevgi ve saygıyla efendim…
